7- Anayasaya Aykırılık İddiası Talebi

1078

Hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar Anayasanın 2, 10, 19, 37, 38, 139, 159. Maddelerine aykırıdır. 2802 Sayılı Yasanın 94. Maddesinin Anayasaya Aykırılığı nedeni ile iptali gerekmektedir. (Bu savunma maddesi sadece hâkim ve Cumhuriyet savcıları için uygundur.)

ANAYASAYA AYKIRILIK İDDİASI TALEBİ

Anayasamızın 159/9 Maddesinde “Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır. Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir.” Hükmü yer almaktadır. Anılan hükümde Hâkim ve Savcılar hakkında adli ve idari soruşturmalarının HSYK’ nın teklif ve izni ile başlatılabileceği, soruşturmanın Teftiş Kurulu tarafından yürütüleceği belirtilmiştir. Anayasa ile getirilen hüküm “yargı bağımsızlığına” (138 md.) ve “Hakimlik ve savcılık” (139 md.) teminatına uygun düzenlemelerdir. Anayasada Hâkim ve Savcılara yönelik herhangi bir “suçüstü” halinden bahsedilmiş değildir.

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar kanununun 94. Maddesinde “Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde hazırlık soruşturması genel hükümlere göre yapılır. Hazırlık soruşturması yetkili Cumhuriyet savcıları tarafından bizzat yürütülür. Bu halde durumun hemen Adalet Bakanlığına bildirilmesi zorunludur. ” hükmü getirilmiştir.

CMK’ nın 2/1-J bendinde suçüstü hali tanımlanmıştır. Buna göre suçüstü kavramının;

“1. İşlenmekte olan suçu,

  1. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu,
  2. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu,” ifade edeceği belirtilmiştir.

2802 Sayılı yasa 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. 2802 Sayılı Yasanın yürürlükte bulunduğu tarihte, 1936 tarih ve 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu yürürlükte bulunmaktaydı. 1 Haziran 2005’de yürürlüğe giren 5320 sayılı CMK Yürürlük Kanunu ile, suçüstü muhakemesini düzenleyen 1936 tarih ve 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu yürürlükten kaldırıldığından; 1 Haziran 2005 tarihinden bu yana hukukumuzda böyle bir özel ceza muhakemesi türü yoktur. [1]

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren CMK’ nın 250 vd maddeleri ile “terör” ve bir kısım suçlar ile ilgili olarak “Bazı Suçlar için Muhakeme” başlığı ile ayrı düzenleme yoluna gidilmiştir. CMK’ nın 250 vd Maddeleri 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Yasanın 105. Maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Hakkımda isnat edilen “Silahlı Terör örgütü Üyeliği” suçu temadi eden bir suçtur. Mütemadi suç ile meşhut suç kavramları birbirlerinden ayrı kavramlardır. Bütün temadi eden suçlar meşhut suç olarak değerlendirilemez. 2802 sayılı Yasanın 94. Maddesinin getiriliş amacını “Anayasanın özüne ve ruhuna uygun olarak” hukuk devletinin evrensel ilkeleri içinde yorumlanması gerekir. Mesleği Hakim ve Savcılık olan yargı mensuplarının, genel bir suç niteliğinde olan “Silahlı Terör Örgütü üyeliği” suçunda dolayı soyut iddialar ile suçlanmak sureti ile 2802 Sayılı Yasanın 94. Maddesine göre soruşturma yürütülmesi “Yargı bağımsızlığına”, “Hakimlik Teminatına” aykırı bir yorum olacaktır. Soruşturma makamının 2802 Sayılı Yasanın 94. Maddesine yanlış anlam vermek sureti ile doğrudan soruşturma yürütmesi, maddenin “Anayasaya aykırılık sorununu” gündeme getirecektir.

Hakkımdaki Soruşturma Nasıl Başlatılmıştır?

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra, gece yarısı medyada çıkan haberler üzerine içinde şahsımın da bulunduğu 2.740 Hakim ve Savcı hakkında, Ankara C.Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı duyurulmuştur.

Soruşturma dosyasında “kısıtlama kararı” alındığı belirtilerek tarafımıa soruşturma dosyasından hiç bir suret verilmemiştir.

HSYK Başkan vekili Mehmet YILMAZ’ın medyaya yansıyan beyanında “Biz 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından saat 01.30’da Hâkim evinde toplandık, gelişmeleri takip ettik. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gece saatlerinde 2 bin 740 hâkim ve savcı ile ilgili soruşturma başlattı ve gözaltı kararı verdi. Sabah saatlerinde soruşturma listesi HSYK’ ya ulaştı.” [2] şeklinde beyanda bulunmuştur.

HSYK Başkanvekili Mehmet YILMAZ’ın medyadaki bir başka açıklaması; “Hâkim ve savcılar darbeden değil FETÖ’ den görevden alındı.” Şeklindedir.[3] Bir diğer demecinde ise ““15 Temmuz darbe girişiminin bir gün sonrasında yaşanan açığa alma ve görevden uzaklaştırmalarla ilgili olarak “15 Temmuz darbe gecesinin sabahında HSYK 2. Daire olarak 2740 hâkim ve savcıyı açığa aldık. Ancak o liste bir gecede hazırlanmış bir liste değil. Üç yıldır üzerinde çalışıyorduk” [4] şeklindedir.

Söz konusu beyanlardan, Hâkim ve Savcılar hakkında Ankara Başsavcılığı tarafından Anayasa 159/9. Maddesi ve 6087 Hâkimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunun 9/ç Maddesi gereğince HSYK 3. Dairenin soruşturma teklifinde bulunma ve HSYK başkanının olurunu almadan soruşturma başlattığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde HSYK’ nın da silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasına ilişkin olarak “görevden uzaklaştırma” ve “Görevine son verme” kararlarında da “soruşturma izninin” olmadığı anlaşılmaktadır.

Şahsım ile birlikte 2.740 Hakim ve Savcı hakkında HSYK’ nın teklif ve olur alınmaksızın Anayasanın 159. Maddesine aykırı olarak 2802 Sayılı Yasanın 94. Maddesi gerekçe gösterilmek sureti ile soruşturma başlatıldığı somut olarak ortaya konulmuştur.

Normlar hiyerarşisi açısında hiçbir yasa Anayasaya aykırı olamaz ve Anayasaya aykırı olarak yorumlanamaz.

Sonuç olarak; 2802 Sayılı Yasanın 94. Maddesi, Anayasanın 159. Maddesine, Anayasamızın 2. Maddesinde yer alan “Hukuk Devleti” ilkesine, 10. Maddesinde yer alan “kanun önünde eşitlik” ilkesine, 19. Maddede yer alan “Kişi özgürlüğü ve güvenliği” hakkında, 37. Maddesinde yer alan “kanuni hakim” ilkesine, 38. Maddesinde yer alan “Suç ve cezaların şahsiliği” ilkesine, 139. Maddede yer alan “Mahkemelerin ve yargının bağımsızlığı” ilkesine, 139. Maddesinde yer alan “Hakimlik ve Savcılık teminatı” ilkesine AYKIRIDIR.

Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığım üzere Anayasaya Aykırılık iddiam “ciddi nitelikte delil ve açıklamalara” dayanmaktadır.

Bu nedenlerden dolayı, Sayın Mahkeme tarafından Anayasamızın 152. Maddesine göre, “ANAYASAYA AYKIRILIK İDDİAMIN CİDDİ OLDUĞUNA KARAR VERİLEREK”,

2802 Sayılı Yasanın 94. Maddesinin Anayasaya Aykırılığı nedeni ile İPTALİNİN SAĞLANMASI İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE KARAR VERİLMESİNİ,

Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda karar verilmesine kadar davanın GERİ BIRAKILMASINA, karar verilmesini talep ederim.

[1]   Öztürk, a.ge, s. 798

[2]  http://www.haberturk.com/gundem/ haber/1342282-hsyk-baskanvekili- mehmet-yilmaz-itirafci-hkim-savcilar-meslege-donemeyecek

[3]   http://t24.com.tr/haber/hsyk-baskanvekili-yilmaz-hakim-ve-savcilar-darbeden-degil-fetoden-gorevden-alindi

[4]   http://t24.com.tr/haber/hsyk-2-daire-baskani-elimizdeki-feto-listesi-bir-gecede-yapilmadi-3-yildir-calisiyorduk