Dershane-Özel Okul İddiaları

2847

ÇOCUĞUNU EĞİTİM KURUMUNA GÖNDERMEK

İddianamede, çocuklarımı söz konusu yapılanmaya ait olduğu belirtilen özel okul ve dershanelere gönderdiğim belirtilerek, bu hususun “silahlı Terör örgütüne üyelik” suçunun kanıtı olacağı ileri sürülmüştür.

Anayasanın 42. Maddesinde “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” düzenlenmiştir. Buna göre “ Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” 42/3 Maddesinde “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.” Hükmü getirilmiştir. Bunun yanında, AİHS’ nin 1 Nolu Ek protokolün “Eğitim Hakkı” başlıklı 2. Maddesinde “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” Düzenlenmesine yer verilmiştir.

Çocuklarımı göndermiş olduğum, “özel okul” ve “sınavlara hazırlık dershaneleri” yasal mevzuat çerçevesinde kurulmuş ve faaliyet yürüten, Anayasada belirtildiği üzere “Devletin gözetim ve denetimi altında” bulunan kurumlardır. Söz konusu bu eğitim kurumlarının hukuka aykırı bir faaliyetleri, yasalara aykırı bir eylemlerinin bulunması halinde, Devletin yetkili organları tarafından buna izin vermemiş olması gerekir. Söz konusu eğitim kurumlarına çocuklarımın devam ettiği dönemde böyle bir iddia dahi ileri sürülmüş değildir. Tam aksine söz konusu eğitim kurumlarının başarısı birçok Devlet yetkilisi ve medya organı tarafından vurgulanmıştır.

Çocuklarımı Devlet gözetiminde olan eğitim kurumuna göndermiş olmam, “Silahlı Terör Örgütü üyeliği” suçuna kanıt olarak ileri sürülemez. Eğitim hakkı yasal ve meşru bir haktır. Yasal ve meşru bir hakkın kullanımı suç veya suçun kanıtı olarak değerlendirilemez. Bunun yanında söz konusu Eğitim kurumlarına toplumun her kesiminde birçok insan çocuklarını gönderdiği halde bunlardan bir kısmı hakkında bu iddianın ileri sürülmüş olması, diğer kişiler hakkında bu konu ile ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmamış olması Anayasanın 10. Maddesinde yer alan “kanun önünde eşitlik” ilkesine, AİHS’nin 14. Maddesinde düzenlenen “ayrımcılık yasağı ilkesine” aykırıdır. Bir eylem hukuka aykırı olarak tanımlanıyor ise bu durum herkes için geçerli olmalıdır.