Dijiturk Aboneliği İptaline Yönelik Savunma Taslağı

1470

Hakkımda iddia olunan terör örgütü üyeliği ile ilgili delil olarak ileri sürülen; bahse konu terör örgütünün medya organları olan bir kısım tv kanalının Dijiturk platformundan çıkarılması akabinde, Digitürk aboneliğimi iptal etmemin örgütsel bir eylem ve terör örgütü üyeliğinin delili olduğu iddiası hukuki bir değerlendirme olarak kabul edilemez.

Öncelikle savunmamın başında belirttiğim gibi iddia olunan örgütle veya başkaca hiçbir terör örgütü ile irtibatım olmadığını tekrar ederim.

Dijitürk platformuna ………. tarihleri arasında tamamen bir özel hukuk sözleşmesi dahilinde abone olarak belli bir ücret karşılığında verilen medya hizmetinden faydalandım. Pek tabidir ki memnuniyetim  ölçüsünde ve özel hukuk kuralları dahilinde aboneliğimi uzatıp bitirmek tamamen bireysel tercihimdir. Söz konusu dijital medya platformunun 2015 yılı sonlarına doğru Ankara C. Başsavcılığının bir yazısına istinaden terör örgütü ile irtibatlı olduğu iddiasıyla bir kısım tv kanalı hakkında almış olduğu platformdan çıkarma kararına birçok sivil toplum kuruluşu, siyasi parti ve medya temsilcisi ile gazeteci tepki göstermiştir. Hatta CHP genel merkezi tarafından taşra teşkilatına yazı yazılarak Dijitürk aboneliklerinin sonlandırılması resmi olarak bildirilmiştir.  Ayrıca Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet HAKAN COŞKUN 12 Ekim 2015 tarihli “Ama’lı Bir Hükümet Yapmadı Yazısı” başlıklı köşe yazısında bu konuya da değinerek aynen şu ifadeleri kullanmıştır : ” Safımız belli olsun: Digiturk’ü söküp attım

  1. İbrahim’i ateşe atmışlar.

Minik bir serçe, gagasında taşıdığı suyu ateşe atıyormuş.

Demişler ki:

“Senin attığın sudan ne olur ki?”

Serçe cevap vermiş:

“Hiç değilse safımız belli olsun.”

Ben de işte o serçe gibi…

Sırf safımız belli olsun diye…

Söküp attım evimden “Digiturk” denilen zımbırtıyı.”

(http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ama-li-bir-hukumet-yapmadi-yazisi-30290383)

Ayni şekilde yakın tarihlerde Dijitürk aboneliklerin iptal edilmesi talimatı bizzat CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin tarafından il ve ilçe yönetimlerine genelge olarak gönderilmiştir. Genelgede “Digitürk bundan sonra CHP Genel Merkezi dahil hiç bir CHP il ve ilçe başkanlığı binasında yer almayacaktır” denilmiştir. Bu tarihte konuyla ilgili gazetecilere konuşan CHP Genel Başkanı sayı Kemal Kılıçdaroğlu yurttaşların da aboneliklerini iptal etmesini istemiştir.

Bunun yanı sıra hukuka aykırı ve demokratik toplum gereklerine aykırı olan bu tutumu nedeniyle RTÜK gündem dışı toplanmıştır. Üst kurul 13 Ekim 2015 tarihli toplantı sonrasında gündem dışı olarak Digitürk’ün savcılık talebi ile 7 kanalı platformdan çıkarmasının kanuna uygun olup olmadığını görüşerek yapılan uygulamanın yasanın, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından elektronik haberleşme hizmetlerini sunmak üzere yetkilendirilen platform işletmecileri ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri, yayın hizmetleri yönünden bu Kanun hükümlerine tabidir. Yayın hizmetlerinin iletimi faaliyetlerine ilişkin uyulması gereken idari, mali ve teknik şartlar Üst Kurulca belirlenir ve şartları yerine getiren kuruluşlara yayın iletim yetkisi verilir. Platform işletmecileri medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara tarafsızlık ve hakkaniyet ölçülerinde, makul ve ayrımcılık içermeyecek koşullarda hizmet vermek zorundadır. Platform işletmecilerinin medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alacağı hizmet bedelleri Üst Kurulun onayı ile belirlenir” maddesini ihlal ettiğine oy çokluğu ile karar vermiş, Digitürk’e bir uyarı yazısı gitmesi söz konusu olmuştur.

İlgili haber linkleri :

 

Örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere soruşturma konusu terör örgütü ile hiç bir bağı olmadığı herkesçe bilinen birçok siyasetçi, gazeteci ve çeşitli kurumlar demokrasiye ve medya özgürlüğüne aykırı olduğu değerlendirilen karara çeşitli şekillerde tepki göstermişlerdir. Bu bağlamda DİJİTÜRK aboneliğini iptal etme tasarrufunun örgüt üyeliği faaliyeti olarak değerlendirilmesi tamamen mesnetsiz kalmaktadır. Aksinin kabulü halinde sayın Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin ve Ahmet Hakan COŞKUN ile birlikte, RTÜK üyeleri hakkında da örgüt üyeliğinden işlem yapılması gerekecektir.

Bu izahat çerçevesinde, tamamen abonelik esasına ve şahsi tercihe bağlı üyelik sonlandırma işlemimden ötürü şahsıma cezai sorumluluk yüklenmesi kanuna ve hukukun evrensel ilkelerine aykırıdır. Kaldı ki herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın ücretini ödediğim halde  7 kanalın platformdan çıkarılması sözleşmeye aykırılık ve eksik hizmettir. Bu nedenle tarafımca demokratik toplum gereklerine aykırı görülerek tasarruftan ötürü aboneliğim iptal edilmiştir. Bu iptal işleminin örgüt üyeliğine delil sayılması tamamen hukuka aykırıdır.

Bu savunma genel olarak korunup, kanal iptaline verilen tepkilerin örnekleri verildikten sonra sadece ekonomik durumum kötüleşti,  başka bir düşüncem yoktu. Sadece zamanlaması o günlere denk geldi. Örgütsel faaliyet denilemez. Kaldı ki DİJİTÜRK u protesto etmek için yapsam bile, CHP, Ahmet H. Coşkun vs. bu kadar tepki vermişler, onlara suç olmayan bana da olamaz vs. denilebilir.