Haksız Tutuklama Tazminatı

4891

1- HAKSIZ TUTUKLAMA TAZMİNAT ISTEMININ YASAL DAYANAĞI

Kanuna aykırı yakalama ve tutuklama nedenleriyle yaşanılan mağduriyetin giderilmesi amacıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 141- 144. Maddelerinde devlete karşı tazminat davası açma koşulları, süresi, görevli mahkeme ve ispat konuları düzenlenmiştir.

2- HANGİ HALLERDE KİMLER TAZMİNAT İSTEYEBİLİR

CMK`nın 141. Maddesinde kimlerin hangi hallerde tazminat isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,

b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,

c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlarına karar verilen,

f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazl

a olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,

g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,

h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,

i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,

j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

3- TAZMİNAT İSTENEMEYEN DURUMLAR

CMK’nın 144. Maddesinde tazminat istenemeyecek haller sayılmıştır.Buna göre ;

a)Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler.

b)Tazminata hak kazanmadığı halde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hale dönüşenler.

c) Genel veya özel af, şikayetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın

düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.

d)Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler.

e) Adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar tazminat isteyemeyeceklerdir.

4- DAVA AÇMA SÜRESİ

CMK 142. Maddede “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içinde ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir” şeklinde dava açma süresini hüküm altına almıştır.

Ancak uygulamada gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmekte, buna müteakip kesinleşme işlemleri yapılmaktadır.  Bununla birlikte ( uygulamada genellikle ) artık karar kesinleştirildikten sonra “ kararın kesinleştiğine “ yönelik yeniden tebligat yapılmamaktadır.

Açıkladığımız bu nedenlerle, kesinleşmiş karar ilgilisine tebliğ edilmediği sürece yukarıda  bahsedilen üç aylık  süre işlemeye başlamaz. Nitekim her halükarda tazminat isteme hakkı kararın kesinleşmesinden 1 yılın geçmesiyle ortadan kalkar.

5- DAVA NASIL AÇILIR

Dava mahkemeye hitaben yazılacak dilekçe ile açılır.  Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.

6- GÖREVLI VE YETKİLI MAHKEME HANGİSIDIR

Dava, zarara uğrayanın ikamet ettigi yerde bulunan  ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır.

Eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır.

7- DAVA KİME KARSI ACILIR ( HUSUMET )

Dava, Maliye Hazinesi aleyhine açılır, davaya bakan mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve dilekçeye ekli belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.

8- DAVA AÇILIRKEN HARÇ ÖDENİR Mİ ?

Davayı açmak harca tabi değildir, harç ödenmez.

9- EKSİKLİKLER NASIL GİDERİLİR ?

Dava dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi halde istemin reddedileceğ
ini
ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.

10-  İSPAT KÜLFETI

İspat külfeti davayı açan davacıya aittir, istemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hakimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.

11- DURUŞMA YAPILIR MI ?

Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir.

12- DURUŞMALARI TAKIP

Talepde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kağıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.

13- TAZMİNATIN KAPSAMI

A.MADDİ TAZMİNAT

Haksız tutuklanan davacının isteyebileceği maddi tazminat hususları şunlar olabilir:

a) Tutuklu kaldığı sürede çalışamamaktan ve işyerinin kapalı kalmasından dolayı kazanç kayıpları;

b) Uzun süreli tutuklanma nedeniyle işten çıkarılmışsa, işverenden alamadığı ücret, ikramiye ve sosyal yardımlar ile yoksun kaldığı kıdem tazminatı;

c) Haksız tutuklanan kişinin herhangi bir işi ve kazancı olmasa bile, tutuklu kaldığı süreye göre asgari ücretten hesaplanacak tazminatı;

d) Ceza mahkemesinde avukatla temsi
l ed
ilmişse, avukata ödediği vekalet ücreti

e) Tutuklu kaldığı sürede cezaevinde yaptığı masraflar;

f) Maddi anlamda “her türlü zararları” istenebilecektir.

Haksız tutuklamaya konu ceza dosyası için vekalet ücretini de talep edebilmek için tazminat talebinden önce düzenlenmiş vekalet ücret sözleşmesi ibraz edilmesi gerekmektedir.

Haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davalarında, reddolunan maddi ve manevi tazminat için hazine vekiline karşı vekalet ücreti takdir edilmemektedir.

Ayrıca belirtilen tazminat miktarıyla orantılı şekilde bir harç yatırılmamaktadır.

B. MANEVİ TAZMİNAT

Manevi tazminat, haksız tutuklama nedeniyle kişide oluşan üzüntü, elem, ızdırabın, psikolojik ve ruhsal çöküntülerin bir nebze olsun hafifletilmesi veya haksız uygulamanın kişi üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilmesi amacıyla söz konusu davada haklı olarak istenebilecektir.

Manevi tazminatın herhangi bir ölçüsü olmadığından; kişinin işine, mesleğine, toplum içindeki saygınlığına, aile bireylerinin durumuna ve tutuklu kaldığı süreye göre belirlenmek gerekir. Manevi tazminat konusunda Yargıtay kararlarına bakarsak,

Yargıtay CGK.06.04.2004, E.2004/9-70 K.2004/83 K. Nolu kararına göre:

Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki 466 Sayılı Yasa’ya göre davacı-sanık lehine manevi tazminat belirlenirken dikkate alınması gereken en temel ölçülerden biri ne kadar süre ile haksız olarak gözetim ve tutuklulukta geçirdiğidir.

Yargıtay 11.CD.16.03.2005,2004/4610-2005/1116 K. Nolu kararına göre:

466 Sayılı Yasaya göre manevi tazminat talebinde bulunan davacı hakkında, objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumuna hal ve mevkiin icabına, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve mesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekir.

Yargıtay 1.CD.21.03.2006, 2005/1960-2006/867 K. Nolu kararına göre:

Davacının tutuklu kaldığı süreye öğrenci olup okuluna devam edememesine göre, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle düşük miktarda tazminatın hüküm altına alınması doğur bulunmamıştır.

C- FAİZ İSTEMİ

Faiz ile ilgili kararları inceleyecek olursak,

Yargıtay 1.CD.15.03.2005, 2004/9786-2005/1113 K. Nolu kararına göre:

Anayasa’nın 19/son maddesi uyarınca “Zararın, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödeneceğinin” belirtilmesi karşısında talep üzerine faize hükmedileceği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay CGK.20.09.2005,E.2005/1-88 K.2005/98 K. Nolu kararına göre:

Haksız tutuklama nedeniyle 466 sayılı Yasa uyarınca hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, sorumluluk hukukunda faiz zarar kapsamına dâhil olduğundan ve istem halinde zararı doğuran fiil ya da işlem gününden başlayarak faizin hükme bağlanması zorunlu bulunduğundan, ayrıca faize hükmedilmesini yasaklayıcı bir kural bulunmadığından, istem halinde yasal faiz yürütülmelidir.

Yargıtay 5.CD.05.10.2006, 2004/9217-2006/7662 K. Nolu kararına göre:

466 sayılı Kanun uyarınca tazminat talebinde bulunan davacı yararına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.

14-  FAİZ İSTENMEMİŞ İSE ISLAH

Haksız tutuklamadan doğan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemini içeren dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmaması halinde, sonradan “ıslah” suretiyle bu hususta sözlü veya yazılı talepte bulunulması mümkündür.

Yargıtay 9.CD.09.06.2009,2007/8967-2009/6862 K. Nolu kararı

15- DAVANIN KABULÜ DURUMUNDA

Davanın kabulü halinde usulüne uygun tasdik edilmiş  gerekçeli karar ile Devlet Hazinesine veya hazine temsilcisine müracaat edilmeli veya hazine aleyhine icra takibine girişilebilir. Bu talep için kararın kesinleşme şartı aranmaz.

16-DAVANIN REDDİ HALİNDE

Davanın reddi halinde, yüze karşı verilen hükümlerde tefhimden itibaren, yoklukta  verilen hükümlerde kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde (kararı veren mahkemeye dilekçe vermek veya zabıt katibine beyanda bulunup, bu beyan tutanağa geçirilerek mahkeme başkanına onaylatmak sureti ile) Yargıtay’da temyiz incelemesi talebinde bulunulabilir.

17- YARGILAMA GİDER HESABI

Davanın red veya kabul durumuna göre yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre avukatlık ücreti, bilirkişi gideri ve sair yazışmalara göre hesaplanan yargılama gideri dava aleyhine sonuçlanan tarafa yükletilir.

18- TAZMİNATIN GERİ ALINMASI

MADDE 143 – (1) Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak, hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenlerle, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Bu karara itiraz edilebilir.

(2) (MÜLGA FIKRA RGT: 28.06.2014 RG NO: 29044 KANUN NO: 6545/103)

(3) İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama halinde; Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder.

(4) Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.