1- İddianamenin İadesi

7268

Hakkımda, silâhlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu ileri sürülen olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmamıştır. Bu hususa ilişkin hakkımda herhangi bir “eylem” ileri sürülmediğinden iddianamenin iadesi gerekir.

İDDİANAMENİN KABULÜ ŞARTLARI OLUŞMAMIŞTIR 

CMK’ nın 170. Maddesinde “Kamu Davasını Açma Görevi” Başlığı altında iddianamede bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. CMK’ nın 170/4 Maddesine göre “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmalıdır.” 170/5 Maddesinde ise “İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.” hükmü getirilmiştir.

CMK’ nın 174. Maddesinde “İddianamenin İadesi” Başlığı altında iddianamenin iadesi müessesi düzenlenmiştir.

CMK’ nın 174/1 Maddesinde; “Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;

  1. a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
  2. b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
  3. c) Ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,

İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.” Düzenlemesine yer verilmiştir.

CMK’ nın 174/2 Maddesine göre “Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.” CMK’ nın 174/4 Maddesine göre de “Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.”

“Mahkeme iddianamenin iadesi sebeplerini, “işin esasına girmeden” irdelemelidir. “Kabul edilmiş sayılsın” veya “açıkça kabul edilsin”, mahkemenin iddianamenin kabulü konusunda gerekçeli bir karar vermesi gerekir. Bu karar gerekçeli olmalıdır (CMK 33) ve duruşmanın açılması sırasında okunacağı için (CMK 191/1), hukuken önem taşıyan bir karardır.” [1]

“Bizce, dava açan iddianame üzerine, talepnamede olduğu gibi, iddianame veya dava icabı da reddedilebilmeli, kabulden sonra da uyuşmazlığın doğrudan doğruya yargılanmasına engel olan sebepler varsa, yargılamanın ilerlemesine engel olan bir karar verilmelidir. Diğer taraftan son soruşturmanın açılması kararı da gerektiğinde mahkemece reddolunabilmeli, kabul edildikten sonra da gerektikçe yargılamanın ilerlemesine engel olan kararlar verilebilmelidir.” [2]

Anayasamızın 141/3 Maddesine göre “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır.” CMK’ nın 34/1. Maddesinde de “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.” Hükmü yer almaktadır. Somut olayda mahkeme tarafından “iddianamenin kabulüne” ilişkin karar gerekçeli olarak verilmiş değildir. Yasa maddelerinin ardı ardına sayılması gerekçe olarak kabul edilemez. Dava açan iddianame CMK’ nın 170. Maddesine uygun olarak düzenlenmemiştir. İddianamede hakkımda “isnat edilen suçu oluşturduğu ileri sürülen olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmamıştır.” Hakkımda herhangi bir “eylem” ileri sürülmüş değildir. Genel açıklamalardan yola çıkılarak, “silahlı terör örgütü üyeliği suçu” ile suçlanmış olmam, silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacak veya “silahlı terör örgütünün işlediği ileri sürülen suçlara ilişkin her bir eylemimin” varlığından bahsedilmiş değildir. Bu nedenlerle düzenlenen iddianame CMK’ nın 170/4 Maddesine uygun olarak düzenlenmemiştir.

İddianamenin kabulü kararı ile soruşturma aşamasında kovuşturma aşamasına geçilmektedir. İddianamenin iadesi kararı mahkemenin almış olduğu ara karar niteliğindedir. Kural olarak mahkeme almış olduğu bütün ara kararlardan geriye dönebilir. Doktrin de bu görüştedir. Prof. Kunter, Prof. Yenisey, Doc. Nuhoğlu’da bu görüşü yukarıda alıntılandığı üzere “…kabul edildikten sonra da gerektikçe yargılamanın ilerlemesine engel olan kararlar verilebilmelidir.” Demek suretiyle savunmaktadırlar.

Mahkeme her ne kadar iddianamenin kabulüne karar vermiş ve kovuşturma aşamasına geçmiş ise de yargılamanın başında henüz esaslı hiçbir işlem yapılmadan, “iddianamenin kabulü kararından geri dönülerek belirtilen eksikliklerin tamamlanması için iddianamenin iadesine karar verilmesini” talep ederim. Mahkemece iddianamenin kabulü kararından geriye dönülemeyeceği düşünülüyorsa, iddianamedeki eksikliklerin tamamlanması, soruşturma ve kovuşturma şartının yerine getirilmesinin sağlanması için CMK’ nın 223/3-8 Maddesi gereğince durma kararı verilmesini talep ederim. 


Hazırlık soruşturmasında lehime hiçbir delil toplanmadığından iddianamenin iadesi gerekir.

İDDİANAMENİN KABULÜ ŞARTLARI OLUŞMAMIŞTIR

Bunun yanında CMK’ nın 170/5 Maddesi gereğince, C.Savcılığının düzenlendiği iddianamede lehime olan delilleri toplayarak bu hususların da iddianamede belirtilmesi yasal zorunluluktur. Hazırlık soruşturmasında lehime hiçbir delil toplanmamıştır. Var olan lehimdeki delillere de düzenlenen iddianamede yer verilmemiştir. Bu husus da başlı başına iddianamenin iadesi nedenidir.

İddianamenin kabulü kararı ile soruşturma aşamasında kovuşturma aşamasına geçilmektedir. İddianamenin iadesi kararı mahkemenin almış olduğu ara karar niteliğindedir. Kural olarak mahkeme almış olduğu bütün ara kararlardan geriye dönebilir. Doktrin de bu görüştedir. Prof. Kunter, Prof. Yenisey, Doc. Nuhoğlu’da bu görüşü yukarıda alıntılandığı üzere “…kabul edildikten sonra da gerektikçe yargılamanın ilerlemesine engel olan kararlar verilebilmelidir.” Demek suretiyle savunmaktadırlar.

Mahkeme her ne kadar iddianamenin kabulüne karar vermiş ve kovuşturma aşamasına geçmiş ise de yargılamanın başında henüz esaslı hiçbir işlem yapılmadan, “iddianamenin kabulü kararından geri dönülerek belirtilen eksikliklerin tamamlanması için iddianamenin iadesine karar verilmesini” talep ederim. Mahkemece iddianamenin kabulü kararından geriye dönülemeyeceği düşünülüyorsa, iddianamedeki eksikliklerin tamamlanması, soruşturma ve kovuşturma şartının yerine getirilmesinin sağlanması için CMK’ nın 223/3-8 Maddesi gereğince durma kararı verilmesini talep ederim.

[1] Prof. Dr. N.Kunter, Prof. Dr. F. Yenisey, Doc.Dr. A. Nuhoğlu “Ceza Muhakemesi Hukuku” 15. Baskı, s. 1079

[2] Prof. Dr. N.Kunter, Prof. Dr. F. Yenisey, Doc.Dr. A. Nuhoğlu “Ceza Muhakemesi Hukuku” 15. Baskı,s. 1125