Terörün Finansmanı Suçu

5675

İddianamede tarafıma, aidat, himmet, kurban, burs verdiğim / topladığım iddiasıyla terörizmin finansmanı suçlaması yöneltilmektedir. Bu suçlamayı kabul etmiyorum.

Öncelikle, Terörizmin Finansmanı Suçu özel bir suç olup bu suç terör örgütü yöneticiliği ve üyeliği suçu ile birlikte olmaz. Terör örgütü yöneticisi ya da üyeliği suçlaması yöneltilen birisine ayrıca terörizmin finansmanı suçlamasında bulunulamaz. Bu durumun öncelikle dikkate alınmasını talep ediyorum.

İkinci olarak, Ben ….. işi yapmaktayım, ne iş hayatım da ne de sosyal hayatımda illegal bir faaliyet içerisinde olmadım. Bilerek ya da bilmeyerek suç işleme iradesiyle hareket etmedim. İddianamede tarafıma yöneltilen suçlamada da bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütünü desteklediğim ve yine bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütüne yardım ettiğim ya da yardım topladığım gibi bir tespit ortaya konulmamıştır.  Konulması da mümkün değildir.

Tarafıma suçlama yöneltilen yasanın  3. maddesinde, hangi eylemlerin suç olarak kabul edildiği belirtilmiştir. Bu eylemlerin hiçbirisiyle uzaktan yakından bir ilgim yoktur ve olamaz.

Yasaya bakıldığında terörizmin finansmanı;

  1. a) Bir halkı korkutmak veya sindirmek ya da bir hükümeti veya uluslararası kuruluşu herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye veya gerçekleştirmekten kaçınmaya zorlamak amacıyla, kasten öldürme veya ağır yaralama fiilleri.
  2. b) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör suçu olarak kabul edilen fiiller.
  3. c) Türkiye’nin taraf olduğu;

1)         Uçakların Kanun Dışı Yollarla Ele Geçirilmesinin Önlenmesi Hakkında Sözleşme’de,

2)         Sivil Havacılığın Güvenliğine           Karşı  Kanun Dışı      Eylemlerin Önlenmesine İlişkin            Sözleşme’de,

3)         Diplomasi Ajanları da Dâhil Olmak Üzere Uluslararası Korunmaya Sahip Kişilere Karşı İşlenen Suçların Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme’de,

4)         Rehine Alınmasına Karşı Uluslararası Sözleşme’de,

5)         Nükleer Maddelerin Fiziksel Korunması Hakkında Sözleşme’de,

6)         Sivil Havacılığın         Güvenliğine    Karşı   Kanun Dışı      Eylemlerin Önlenmesine İlişkin            Sözleşmeye Munzam, Uluslararası Sivil       Havacılığa Hizmet Veren Havaalanlarında Kanun Dışı Şiddet Olaylarının Önlenmesine İlişkin Protokol’de,

7)         Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme’de,

8)         Kıta Sahanlığında Bulunan Sabit Platformların Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Protokol’de,

9)         Terörist Bombalamalarının Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme’de,

sayılan fiillerin gerçekleştirilmesi amacıyla fon sağlanması veya toplanması hâli suç olarak kabul edilmektedir.

Yasada belirtilen eylemlere bakıldığında, bu suçun kasten işlenen bir suç olduğu ve ne yaptığını bilerek hareket edildiği durumlarda bu suçlamanın yöneltilebileceği hususu bir kenara bırakılacak olsa bile, Aidat toplama/verme, Himmet toplama/verme, Kurban toplama/verme, Burs toplama/verme içerikli davranışlardan yola çıkılarak yasada sayılan hangi suçun işlenmesi için hareket ettiğimin öncelikle ortaya konulması gerekmektedir. Hayatımın hiçbir anında bilerek ya da bilmeyerek yasada belirtilen suçların işlenmesi için hareket etmedim etmeyi de asla düşünmedim.

Bir öğrenciye burs verdiğim ya da topladığım için bir zamanlar takdir edilen davranışın bugün suç olarak kabul edilmesi hem de terörle birlikte alınması benim suç işlediğimi değil suç nitelemesinin doğru yapılmadığını göstermektedir. Eğer bir zamanlar cemaat denilen şimdi ise FETÖ/PDY olarak ifade edilen yapı baştan beri terör örgütü idiyse başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bu yapıya yardımcı olan herkes için aynı şekilde suçlamada bulunulması gerekmektedir. Eğer baştan beri terör örgütü değil sonradan terör örgütü oldu ise ne zaman olduğu net olarak belirtilirse biz de ona göre suçumuzun ne olduğunu bir dönem takdirle karşılanan davranışın şimdi nasıl terör faaliyeti olduğunu anlamış olur ve ona göre savunmamızı yapabiliriz.

Yargıtay kararlarında hangi eylemlerin terörizmin finansmanı suçunu oluşturduğu gösterilmektedir. Bu kararlar dikkate alındığında da tarafıma yöneltilen suçlama haksız ve de hukuksuz olduğu görülecektir.

‘Sanıkların 2011 yılı ve öncesinde kırsalda faaliyet gösteren silahlı terör örgütü PKK mensuplarına değeri para ile temsil edilebilen giyim eşyası, gübre, mutfak tüpü, dürbün, erzak ve yaşam malzemesi vermek ve temin etmek biçimindeki eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 3713 sayılı Kanunun 8/1, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6415 sayılı Kanunun 4. maddelerinde düzenlenen terörizmin finansmanı suçunu oluşturacağı gözetilerek…”, (9. C. D, 22.05.2013 tarih ve Esas No: 2013/3017-Karar No: 2013/8053)

‘Sanığın 2008 yılı ve öncesinde kırsalda faaliyet gösteren silahlı terör örgütü mensuplarına değeri para ile temsil edilebilen erzak ve yaşam malzemesi temin etmek ve bunların kırsala taşınmasını sağlamak biçiminde sübuta eren eyleminin.”, (9. C.D, 20.05.2013 tarih ve Esas No: 2012/2168-Karar No: 2013/7818)

‘Sanığın 2008 yılı ve öncesinde kırsalda faaliyet gösteren silahlı terör örgütü mensuplarına değeri para ile temsil edilebilen erzak ve yaşam malzemesi temin etmek biçiminde sübuta eren eyleminin., (9. C.D, 20.05.2013 tarih ve Esas No: 2012/1392-Karar No: 2013/7961)

‘Sanıkların 2008 yılı ve öncesinde kırsalda faaliyet gösteren silahlı terör örgütü PKK mensuplarına değeri para ile temsil edilebilen giyim eşyası, jeneratör, branda, erzak ve yaşam malzemesi temin etmek ve bunların kırsala taşınmasını sağlamak biçimindeki kanıtlanan eylemlerinin.” (9. C.D, 20.05.2013 tarih ve Esas No: 2012/2751-Karar No: 2013/7962)

Hem Yargıtay kararlarına hem de genel hukuk ilkelerine bakıldığında birileri için suç olmayan bir eylem başkası tarafından yapıldığında da suç olmaz olmamalı. Söz konusu faaliyetler herkes tarafından yapılan davranışlar olup ben de bu davranışları terör örgütünü desteklemek için değil eğitim faaliyetlerine destek olmak amacıyla yaptım. Bu nedenle yapılan davranışın hangi düşünceyle yapıldığı isnat edilen suçlama açısından önem arz etmektedir.

Terörizmin finansmanı suçunun manevî unsuru bilme ve istemeden ibaret olan kasttır. Terörizmin finansmanı suçunda kastın varlığından söz edebilmek için fail, terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek bir teröriste veya terör örgütüne fon sağlamalı veya toplamalıdır. Kanunda ‘bilerek ve isteyerek” terimine yer verilerek suçun oluşması açısından doğrudan kast aranmıştır.

Diğer bir ifadeyle fon sağlayan ve toplayan kişinin bu fonu bir terörist veya terör örgütüne sağladığı veya topladığını bilmesi ve istemesi gerekmektedir. Aksi takdirde bu suç oluşmaz. Ceza sorumluluğu için fonun isteyerek sağlanmış olması da şarttır.

Terörizmin finansmanı suçunun tanımında yer alan ‘bilerek ve isteyerek” ifadelerinin doğrudan kastı ifade ettiği, olası kasıt ile terörizmin finansmanı suçunun işlenemeyeceğinin anlaşılmakta olduğu da belirtilmektedir.

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, bilerek ve isteyerek işlemediğim ve işlenmesi amacıyla hareket etmediğim haksız suçlama nedeniyle BERAATİME karar verilmesini arz ve talep ediyorum.